Sancaktepe Erzurumlular unutmadı

Erzurum Allahuekber Dağları'nda 105 yıl önce donarak şehit olan 90 bin Mehmetçik Sancaktepe Erzurumlular Derneğinin düzenlemiş olduğu etkinlikle anılmaya başlandı.

+31
Haber albümü için resme tıklayın

Erzurum Allahuekber Dağları'nda 105 yıl önce donarak şehit olan 90 bin Mehmetçik Sancaktepe Erzurumlular Derneğinin düzenlemiş olduğu etkinlikle anılmaya başlandı. Törene katılan Sancaktepe Belediye Başkanı Avukat. Şeyma Döğücü , 90 yıl önce ölüme sebebiyet veren tabiat ortamının artık akıllı bir şekilde berekete dönüştürülmesini temenni ettiğini kay

dederek, "Bu kadar acı bu millete yeter. Bundan sonra artık güzel günler bizi bekliyor. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz." dedi. Muzaffer Taşyürek ise, "Tarih bir ibret ilmidir. Tarihteki acıları bugüne taşımak için tarih öğrenilmez. Tarihteki hatalara bugün düşmemek ve tarihteki yanılgıları tekrarlamamak için tarih öğrenilir. Allah bize bir daha şehit verdirmesin." diye konuştu.

Erzurum Allahuekber Dağları'nda 105 yıl önce donarak şehit olan 90 bin Mehmetçik Sancaktepe Erzurumluların düzenlenen törenlerle anılmaya başladı. Dernek Başkanı Hanifi Çelebi gelen davetlilerle tek tek ilgilendi.şehit aileleri ve İstanbul’un dört bir yanından gelen çok sayıda Erzurumlu katıldı.

Ozan Baki Çetin’in sunumuyla başlayan

öğretmen ve öğrencilerden oluşan 15 kişilik bir ekip "Sarıkamış'tan Çanakkale'ye Memet" adlı oratoryoyu sahneledi. Salonu dolduran yüzlerce kişinin gözyaşları arasında izlediği oratoryonun ardından Türk bayrakları açıldı.

Gösterilerin ardından konuşmalara geçildi. İlk konuşmayı yapan Muzaffer Taşyürek, Türk Ordusu'nun 1914 yılı Aralık ayında Enver Paşa'nın emirleri ile Rus ordusuna karşı Sarıkamış'ı ele geçirmek amacıyla Allahuekber ve Soğanlı Dağları üzerinden yürüyüşe geçtiğini anlattı. Üzer

lerinde yazlık kıyafetleri olan ve yanlarında yeterli yiyecekleri olmayan Mehmetçiklerin, yüksek dağlardaki tabiat şartlarının sertliği, kar, tipi ve soğuk karşısında çözülmeye başladığını ifade eden Taşyürek, "Harekâtın yapıldığı bugünlerde Sarıkamış'ta bu dağlarda şehit düşerek kardan kefenlerini giyerler. Savaş tarihinde eşi ender görülen bir itaat örneği olan Sarıkamış Harekâtı öncesi ve sonrasıyla her türlü imkânsızlığa rağmen kırık bir ümidi gerçekleştirmeyi amaçlayan sonu hazinle biten üstün cesaret ve feragat örnekleriyle dolu bir harekâttır." ifadelerini kullandı.

Sancaktepe Erzurumlular Dernek Başkanı Hanifi Celebi "TARİH BİR İBRET İLMİDİR"

 

Taşyürek'den sonra kürsüye çıkan Sancaktepe Erzurumlular Dernek Başkanı Hanifi Celebi, 93 yıl önce bu topraklar uğruna bu topraklarda şehit düşenleri anmak için burada olduklarını kaydederek, ''Gerek dün, gerek bugün vatanı namusu uğruna hayatlarını seve seve feda eden şehitlerimizin uğrunda saygıyla bir kez daha eğiliyorum. Tarih bir ibret ilmidir. Tarihteki acıları bugüne taşımak için tarih öğrenilmez.

Tarihteki hatalara bugün düşmemek ve tarihteki yanılgıları tekrarlamamak için tarih öğrenilir. Tarihteki güzellikleri ve iyi örnekleri bugüne taşımak için çocuklarımıza tarih öğretiriz. Tarih bizim milli hatıralarımızdır. Milli hatıralarımız çok değerlidir." diye konuştu.

"Bir araba kullanırken zaman zaman dikiz aynasına bakmak zorundayız." diyen Başka

n Celebi, "Bizim tarihimiz aynı zamanda dikiz aynamızdır. Sürekli dikiz aynasına bakarak araba kullanılmaz. Ama dikiz aynasına bakmadan da araba kullanılmaz. İbn-i Haldun der ki; 'Geçmişi olmayanın geleceği olmaz'. Biz zengin bir tarihe sahibiz. Hayallerini hatıralarının önüne geçirememiş olanlar kalkınmayı sağlayamaz. Geçmiş bizim gerçeğimiz, yarınlarımız ise hayallerimizdir. Hatıralarımızın azizliğini her zaman göz önünde bulundur

acağız. Bugünümüzü en iyi şekilde inşa edecek ve emin adımlarla istikbale yürüyeceğiz. İstikballe ilgili büyük hayallerimiz olacak.'' dedi.

Sancaktepe Erzurumlular Dernek Başkanı Hanifi Celebi, Enver Paşa'nın Sarıkamış Harekâtı'nda önemli rolünün olduğunu vurgulayarak, Enver Paşa'nın bir vatan haini olmadığının altını çizdi.

Enver Paşa'nın bir vatanperver olduğunu dile getiren Sancaktepe Erzurumlular Dernek Başkanı Hanifi Celebi, şunları söyledi: "Ancak Enver Paşa ve arkadaşları komitacılıkla devlet idaresini birbirine karıştırdılar. Makedonya Dağları'nda başlayan komitacılık Tacikistan topraklarında Enver Paşa için büyük bir trajedi ile bitti. Ama Enver Paşa kendi trajedisini hazırladığı gibi bir milletin de trajedisini hazırladı

. Siz eğer duygularınızı aklınızın önüne çıkarırsanız; kendinizi de yönettiğiniz insanları da felaketlere sürüklersiniz. Biz her zaman sahip olduğumuz yüce duygulara sımsıkı sarılacağız; ama asla duygularımızı aklımızın önüne çıkarmayacağız. Duygularımızı aklımızın önüne çıkarırsak kaybederiz. Akıl ve bilim neyi gerektiriyorsa ona göre hareket etmek zorundayız."

"ALLAH BİZE BİR DAHA ŞEHİT VERDİRMESİN"

"Allah bize bir daha şehit verdirmesin." diyen Sancaktepe Erzurumlular Dernek Başkanı Hanifi Celebi, "Gazilerimizin her zaman yanındayız. Şehitlerimizin çocukları bizim kutsal emanetlerimizdir. Mehmet Akif, o meşhur şiirinde der ki, 'Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez'. Yüreklerimiz toplu vurdukça gönüllerde çatlama, bölünme olmadıkça bizi kimse bö

lemeyecektir. Bu topraklarda bölünme olacağına kesinlikle inanmayalım. Yeter ki biz gönüllerde bölünme meydana getirmeyelim. Bizim bu topraklardaki insanımız tarih boyunca çektikleri acılara çocuklarımıza öğretmek onlara tatbiki bir tarih dersi vermek üzere her yıl Çanakkale'ye öğrencilerimiz gönderiyoruz. 2005 yılından itibaren milli mücadelenin geçtiği şehirlerimizi içine alan cumhuriyet gezileri yapıyoruz. Sarıkamış çok özel bir yere sahip olmasından dolayı Sarıkamış'ı ve Erzurum’u da bu programa alıyoruz. Önümüzdeki yıllarda buraya binlerce insanımızı buraya getirip çocu

klarımıza tatbiki bir tarih dersi vereceğiz." ifadelerini kullandı.

Sancaktepe Belediye Başkan Yardımcısı Kemal Ayyıldız

"90 YIL ÖNCE ÖLÜME SEBEP OLAN ŞARTLARIN, ŞİMDİ BEREKETE D

ÖNÜŞSÜN"

Sancaktepe Belediye Başkan Yardımcısı Kemal Ayyıldız ise, Sarıkamış'ta ve vatanın dört bir yanında şehit olan askerleri bir kez daha minnetle andıklarını belirterek başladığı konuşmasında, Rus arşivlerinde Türk askerleri için ''Gözleri Allah'a teslimiyetle açıktı.'' ifadesinin kullanıldığına dikkat çekti.

Askerin türkülerde 'yoksul' diye geçtiğini hatırlatan Ayyıldız, şunları söyledi: "Yoksul askerimiz ölüyor; ama yönetenler yeterince bilgili olmadığı için bir imparatorlukta 1908 ile 1915 yılları arasında batıyor. Tarih ibret almak, ders çıkarılmak içindir. Buradan şu dersi çıkarıyoruz. Milletimiz çok vefakâr çok özverili ve cesurdur ama sadece bu cesaretin üzerine her şeyi bina etmek; tedbiri ihmal etmek bir milleti zaman zaman felakete de sürükleyebilir. 1. dünya savaşı ve sonrasında yaşadıklarımız çok önemlidir. Biz gerçekten çok sıkıntı ve acı çekmiş bir milletiz. Artık buradan çıkmamız ve artık güzel günler görmemiz gerekiyor."

Ayyıldız, Türk milletinin gözü yaşlı bir millet olduğunu ifade eden Macit, "Bu neden 1700'lerin başından 1900'lerin birinci dilimine kadar neredeyse güzel gün görmemiş bir milletiz. Bir Çanakkale destanımız var. Büyük fedakârlıklar verilerek elde edilmiş bir başarıdır Çanakkale. Bu nedenle türkülerimiz acılıdır ve ağıtlarımız çoktur. Biraz önce düşündüm. Tokat yolları türküsü söylenirken bazen gençlerimiz kalkıp oynuyor. '15'liler gidiyor denmesi' 15-16 yaşındaki çocukların askere gitmesini anlatıyor. Hiçbir kök ve köken ayrımı olmaksızın milletin kardeşlik duyguları artsın diye çalışıyoruz. 105 yıl önce ölüme sebebiyet vermiş tabiat ortamının artık aklımızı kullanarak berekete dönüştürülmesini temenni ediyorum. Bu kadar acı bu millete yeter. Bundan sonra artık güzel günler bizi bekliyor. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz. Bu emaneti büyük bir saygıyla taşıyoruz." şeklinde konuştu.

 

 

22 Aralık 2019 - İstanbul


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi