ERZURUMLU İBRAHİM HAKKı ve TERBİYE KURALLARı

Gerek ailevi ve gerek Sosyal ilişkilerimizin günümüz dünyasındatam bir anarşi içinde bulunduğunu inkar etmek imkansızdır. Bundanötürü, (1703-1780) yıl...


Gerek ailevi ve gerek Sosyal ilişkilerimizin günümüz dünyasında
tam bir anarşi içinde bulunduğunu inkar etmek imkansızdır. Bundan
ötürü, (1703-1780) yılları arasında yaşayan püyük alim ve mutasavvıf
Erzurumlu İbrahim Hak.k.ı'nın (Ma'rifetname) adlı ünlü kitabında bu
i1işkilerimize ait belirttiği başlıca Terbiye kur!ılarını, günümüz için
de geçerii olacağı ve özellikle terbiyecilerimizin de bunlardan pek
faydalanacağı kanaatı ile, ana hatlariyle, ve sade bir dil ile açıklamağı
bir görev bildik.
İbrahim Hakkı bu Kuralları şöylece sınıflamakta ve sıralamaktadır.
i
(Ana Babanın Çocuklarına Karşı Davramşlarına
Ait Başlıca Kurallar)
1- Her şeyden önce çocuğa güzel bir isim takmalıdır.
2- Erkek çocuğa güzel bir lakab ta vermelidir.
3- Oğlanları on yaşına kadar sünnet ettirmelidir.
4- Oğlanları ve kızları altı yaşına bastıklarında Okula göndermelidir.
5- Erkek çocuklara, özellikle, bir san'at öğretmelidir.
6- Kız çocuklara da yemek pişirmek, dikiş dikmek ve kendilerine
yakışacak diğer bazı san'atları öğretmelidir .
.7- Çocuklara hakaret ve beddua etmemelidir; zira ki beddua, fakirlik sebebIerindendir.
8- On yaşına varmadan erkek ve kız çocukları ayrı yataklarda
yatırmalıdır.
128 CAvİT SUNAR
9- Erginlik çağına varan erkek Ye kız çocukları kendi rizaları ile
evıendirmelidi~.
10- Özehikle, turfanda meyvaları, önce, kız çocuklara ve kadınlara
tattırmalıdır. Zira, onların yürekleri pek hisli ve zayıftır.
II
(Çocukların Ana ve Babalarına Karşı Davranışlarına
Ait Başlıca Kuraııar)
1- Ana ve babanın sözlerini dinlemek.
2- Onların emirlerine uygun hareket etmek.
3- Onlar izin vermedikçe oturmamak.
4- Onlar ayağa kalktıkları v~kit hemen ayağa kalkmak.
5.,...Yolda onların önünee gitmemek.
6- Konuşurken, scsi, onların seslerinden ziyade yükseltmemek. _
7- Onları elleri ile çağırmamak.
8- Onlar çağırdıkları zaman daima: "Evet", "Buyurun" deyip
yanlarına koşmak.
9- Onların her hizmetini çabuk görmek.
10- Daima onların' rızalarını ve hoşnutluklarını almak.
11- Onlara daima kol kanat açıp saygı göstermek.
12- Onlara yaı>tığınız iyilikleri başlarına kakmamak ..
13- Onlara, kaşla gözle bile olsa, hiddet eseri göstermemek.
14- Onlara karşı surat asmayıp daima gülee yüzle ve tatlı sözlerle
onların hatırlarını hoş etmek.
15- Hizaları ve emirleri olmadıkça yanlarından ayrılmamak.
Ridy-ı Hak Rizay-ı valideyn içre bilinmiştir
Ki Cennet Ümmehat akdamı tahtında bulunmuştur.
III
(Erkeğin Karısına Karşı Davranışına Ait Başlıca Kurallar)
1- Erkek, karısına iyi davranmalı.
2- Erkek, karısına daima sakin, yavaş ve latif olmalı ve daima yumuşak, söylemeli. Nitekim Peygamberden şöyle rivayet edilmiştir: "Halkın hayırlısı, karısına hayırlı ve faydalı olan kimsedir".
3- Erkek, karısının bulunduğu yere girince ona selam verip halini,
hatırını sormalı.
ERZURUMLU İBRAHIM HAKKı 129
4- Erkek, karısını tenhada sevinçli bir halde buldu ise onun saçlarını eline alıp okşamalı ve çeşitli latifelerle karısını öpüb kucaklamalıdır.
5- Erkek, karısını tenhada kederli bir halde huldu ise ona muhabbet ve şefkat göstl'rip hatırını sormalı ve ona tatlı sözler söylemelidir.
6- Erkek, daima, bir takım tatlı vaadlarla karısının gönlünü almalıdır. Zira ki kadın, erkeğin, evinde mahbus kalmış ve"başkalarından ümidini kesmiş olan biricik yari ve yardımcısı, gaınını gidericisi, emekdarı, eğlenccsi, tarlası ve dişi'koyunudur.
7- Erkek, karısına çocuk terbiyesinde yardım etmelidir. Zira ki
çocuk, anasına feryad ve figan ile gece gündüz göz açtırmaz.
Çocuk, ananın, aman vermeyen bir alacaklısı, hatta, 'insafsız
bir hiiindir. Bundan ötürü,- kadınına yardım eden erkeğin,
Mevia da yardımeısıdır.
8- Erkek, kadınına da kendine münasib gördüğü kıymetli kumaşlardan giyecekler giydirmelidir.
9- Erkek, kadınına da kendi yediklerinden yedirmeli, kadınını
daha bol yaşatmalı ve kadınının e~ini, giyimini ve yeyimini
daima boynnna borç bilmelidir.
10- Erkek, dünya işlerine olan kusuru için kadınınıhiç bir zaman
döğüp sövmemelidir. . .
11- Erkek, kadınını Din işlerinde olan kusuru için, onunla, bir günden. fazla küsüşmemclidir. \
12- Erkek, kadınına daima tatlı ve yumuşak davranmalı ve:daima
yüzüne gülüp ona dostluk göstermelidir. Zira, kadın, erkeğin
eğri olan kahurga kemiğinden yaratılmıştır ve Aklı ve Dini
noksandır ve erkeği katında tutsak gibidir ve ancak güler yüzlülükle düşüp ~alkmak için alınmıştır.
13- Erkek, karısının kötü huyu galeyana geldiğinde, kusuru kendinde aramalı ve: "Eğer, ben kendimi doğrultsam karım da bu
huyundan vaz geçer" demelidir. Büyük Velilerden biri karısının kötü huyuna sabr eder ve bu hali soranlara dermiş ki:
"Korkarım ki karısının eziyetine sabr etmeyecek bir kimse bir
karı alırsa ikisi de beliiya düşerler". Nitekim, erkeğin, karışının huysuzluğlma tahammül etmesinde altı şeyin altı şeyden
kurtulacağına işaret edilmiştir ki onlar da şunlardır:
130 CAvIT SUNAR
1- Çocuk, tokad yemeden;
2- Desti, kınlmadan;
3- Buzağı, döğülmeden;
4- Kedi, söğülmeden;
5- Misafir, koğulmadan;
6- Elhise,yırtılmadan.
14- Erkek, karısı hiddet halinde iken susmalıdır ki kadın, yaptığından utanıp, kocasından özür dilesin. Çünkü,kadın, zayıftır
ve ancak, sükut karşısında hiddetini yenebilir.
15- Erkek, karısının iyi huyu üstün gelip her hizmeti güler yüzle
yaptıkça, ona, dua ve Allah'a şükr ve sena etmelidir. Çünkü,
erkeğe uygun düşen bir kadın, şükrü yerine getirilerneyecek
büyük bir ni'mettir.
16- Erkek, karısına öyle davranmalıdır ki karısı: "Kocam beni
bütün kadınlardan ziyade beğeniyor ve seviyor" demelidir.
17- Erkek, yeyip içmeğe, giyim kuşama ve eve ait ihtiyaçlar üz"rİnde karısının da kararlarını almalı. Fakat, ağır işlerin halIinde
karısının kafasını yormamalıdır.
18- Erkek, karısının hiyle ve hud'asından ve hainliğinden daima
kaçınmalıdır. Zira ki Hz . .A.dem Babamız, karısı Havva Anamızın da'veti üzerine asi olmu.ştur.
19- Erkek, karısının büyük bir günah sayılınayacak ufak tefek
kusurlarından ve yalan dolanlanndan gafil ve habersiz
görünmelidir.
20- Erkek, karısının h~r türlü sırlarını ve ayıplarını asla kimseye
açıklamamalıdır.
21- Erkek, karısı ile şakalaşmalı ve latifeler söyleşmeIi ve her türlü
oynaşmalarda bulunmalı. Fakat, asla, kadın kılığına girmemelidir. Nitekim, Hz. Peygamber, karısı Hz. Ayşe ile halkın en
zarlfi idi. Hatta, o, Hz. Ayşe ile bir kere bir koşu yarışması
bile yapmıştı. Zira, erkeğin karısı ile eğlenmesi yersiz ve yanlış
bir eğlence değildir; belki haktır ve taattır.
22- Erkek, kansı ile sevişirken nutfenin içe veya dışa akması hususunda onun iznini almalıdır.
23- Erkek; kansını sokak üstleri ne rastlayan yerlerde ve balkonIarda oturtmamalıdır, ta ki yabancılan seyr edip onlara meyli
akmasın!
24- Erkek, kansına Kur'an okuİnağl ve Dini usulleri öğretmeIidir.
ERZURUMLU İBRAHtM HAKKı 131
25- Erkek, karısına pek şatafatlı elbiseler giydirmemelidir; til kim
süsünü ve ziynetlerini aleme göştermt"k için sık sık dışarıya
çıkmayıp evinde otursun.
26- Erkek, karısından izinsiz seyahata çıkmamalı ve hatta, Hae'ea
bile gitmemelidir.
27- Erkek, karısına, evhamlarını, gamlarını, düşmanlıklarını, borçlarını söylememelidir.
28- Bir kimsenin karısı iyi huylu ise ve erkeğini' daima dinliyorsa,
artık, ondan başka kadın aramamalıdır.
29- Erkek, karısına, gerek onun önünde ve gerek onun arkasından,
hayır dua etmeli, beddua etmemelidir. Zira ki kadın, gece gündüz demeyip erkeğine hizmet etm&ktedir. O, erkeğinin hem aşçısı, hem terzisi, hem yıkayıcısı, hem hazinedarı ve hem dı' biricik içli ve dışlı dostu ve sevgilisidir.
Kimin ki yarı sencileyin servnaz olur
Yüzbin belaya uğrasa da yine az olur.
LV
(Kadının Erkeğine Karşı Davranışına Ait Başlıca Kurallar)
1- Kadın, kocası kapıdan içeri girdiğinde, ona hemen ayağa kalkmalıdır.
2- Kadın, kocasını güler yüzle karşılamalıdır.
3- Kadın, kocasına: "Merhaba Efendim hoş geldiniz!" demelidir.
4- Kadın, kocasının elinde bir şey varsa onu onun elinden almalı,
başından serpuşunu, ve kış ise sırtından paltosunu çıkarıp asmalıdır.
5- Kadın, kocasının her emrine boyun eğmelidir.
6- Kadın, hiç bir suretle kocasının yatağından kaçmamalıdır.
7- Kadın, kocasından izinsiz evinden çıkmamalıdır.
8- Kadın, kocası kendisini sevip okşamak istediği anda, hemen
kendisini kocasına teslim edip kendi işini geriye bırakmalıdır.
9- Kadın, kocasının elbiselerini temizleyip pisliklerini gidermelidir.
10- Kadın, kocasının yiyeceklerini pişirmelidir.
11- Kadın, kocasının yatağını düzeltip hazırlamalıdır.
12- Kadın, kocasına gusl ve abdest için gereken şeyleri hazırlayıp
getirmeli ve ona yardım etmelidir.
\
onu övmeli Ye ona
132 CAvİT SUNAR _
13- Kadın, kocasından izinsiz Oruç tutmamalıdır.
14- Kadın, kocasına malı ve güzelliği ile böbürlenmemelidİr.
15- Kadın, kocasının kazancını az görüp onu incitmemeli ve yanlış
ve Kanuna aykın yollara sürüklememelidir.
16- Kadın, kendi sesini kocasınınkinden ziyade yükseltmemelidİr.
17- Kadın, kocasına eziyet etmemelidir.
18- Kadın, kocasının önünden ve arkasından
dua etmelidir.
19- Kadın, kocası için her türlü süsü yaparak daima süslü ve zarif
bir halde bulunmalıdır.
20- Kadın, kocasının ırzını ve malını gece gündüz korumalı ve kocasından iznsiz hİç bir kimseye hiç bir şcy vermemelidİr.
Muradım şöyledir hala Sana Ey Kaamet.i bala
Komasın Hazret-i Mevla Beni bir an heman sensiz!
v
(Akrabanın Akrabaya Karşı Davranışına Ait Başlıca KiıralIar)
1- Akraba, seyrck olarak ziyaret edilmcli. Zira, seyrek ziyaret,
muhabbeti çoğaltır; sık ziyaret ise nefrete ve kavgaya sebep
olur.
2- Akraba zİyaretinde siteme kaçmayıp daima tatlı konuşmalı.
Sabr cyle sen iyilik kıl eevr eylese hemsaye
Yoktur iki alemde iyilik gibi sermaye.
VI
(Komşuluğa Ait Başlıea Kurallar)
1- Komşun, eğer, senden bir şey borç isterse veresin.
2- Komşun, .eğer, seni da'vet ederse da 'vetine gidesin.
3- Komşun, eğer, senden yardım isterse, yardım edesİn.
4- Komşun, eğer, bir hayra ererse onu tebrik edesin.
5- Komşun, eğer, bir musınete uğrarsa ona baş sağlığı dileyesin.
6- Komşun, eğer, hasta olursa onu ziyaret edesin.
ERZURUMLU İBRAHIM HAKKI 133
7- Komşun, eğer, ölürse, cenazesine gidesin.
8- Komşun, eğer, kaybolursa onun evini ve ev halkını koruyasın.
Komşuluk ta üç çeşittir:
a- Bazı komşunun üç kat hakkı vardır ki böyle komşular senin yakinin ve Müslüman komşularındır. Bu üç haktan biri yakınlık
hakkı, biri İslam bulunma hakkı, biri de komşuluk hakkıdır.
b- Ba~ı komşunun iki kat hakkı vardır ki böyle komşular da
senin Müslüman komşularındır.
c- Bazı komşunun da bir hakkı vardır ki böyll' komşular da, senin,
başka dinden olan komşularındır. '
VII
(Arkadaş Seçimine Ait Başlıca Kurallar)
1- Arkadaş, akıllı olmalı; zira, ahmak arkadaştan insana hayır
gelmez. Ve çünkü, ahmak arkadaşın, bilmeden ve isteıned~n,
sana zararı dokunur.
2- Arkadaş, iyi huylu olmalı. Zira, kötü 'huylu kimseden vefa ve
safa gelmez. Ve çünkü, kötü huylu kimse gazabına ve şehvetine
hükm edemez.
,Öyle bir kimseyi arkadaş edin ki sen ona hizmet ettiğinde
o seni korusun; sen onunla düşüp kalktığında o, seni süsleyip
kıymetlendirsin ve sana tatlı söylesin ve senden bir iyilik gördüğünde onu unutmasın; ama hir kere kötülük görürse onu hemen unutsun.
3- Arkadaş iyi kişi olmalı. Kötü işler İşlemekte ve durmadan günah
etmekte direnen bozguncularla dost olma. Çünkü, Allah'tan
korkan, kötü işler işlemekte direnmez. Hak'tan korkmayan kimsenin,şerrinden ise kimse emin olamaz. Zira, o, daima iki yüzlülük ve bozgunculuk üzredir.
4- Arkadaş, dünyaya ve dünya ni'metlerine vurgun olmamalı. Zira,
bu gibilerin dostlukları geçicİ olur. Ve hırslı kişilerle arkadaşlık
etmek öldürücü bir zehirle yavaş yavaş zehirlenme gibidir. Ve
huy huya çeker, üzüm üzüme baka baka kararır. Hırslıinsanlarla
arkadaşlık eden de, elbette, günün birinde, haris bir insan olu.r.
5- Arkadaş, sadık olmalı. Zira, yalancı ile dostluk kurulamaz. Ve
çünkü, yalancı, sana, uzağı yakın ve yakını uzak gösterir.
13 ı CAvİT SUNAR
Şimdi, arkadaş seçilecek bir kimsede bu beş haslatı birden
bulmak güçtür. Onun için, bu beş haslatı kendinde toplamış bir
arkadaş bulunamadığı takdirde de .yapılaeak iki şey vardır:
a- Halk ile haslatları derecesinde düşüp kalkmak.
c- Veya tamamiyle halktan uzlet ederek selamet bulmak.
Çünkü, arkadaşlık, kardeşlik, üç kısımdır:
A- Biri Ahiret kardeşliğidir ki onda ancak Din söz konusudur.
B- Biri, Dünya kardeşliğidir ki onda ancak iyi huy söz konusudur.
C- Biri de surcta kardeşliktir ki bunda. da ancak Şer'den korunma
söz konusudur.
Halbuki insanlar üç mertebc üzerinedir:
A- Biri, gıda misalidir ki ondan vaz gcçmek mümkün değildir.
B- Biri de deva misalidir ki insana arasıra lazım olur, her vakit
olmaz.
C- Biri dc hastalık veya fenalık misalidir ki insana hiç bir zaman
lazım olmaz, fakat, o, insana gelip çatar. O öyle bir insandır ki
ondan ne bir fayda bulunur ne de onunla düşüp kalkılır; ancak,
ondan kurtuluncaya kadar ona sureta dostluk gösterilir.
Gelir zcvk ü safa dostun 'hana ccvr ü cefasından
Muhihb-i sadıkı yektir kişinin akrabasından'.
vııı
(Halk İlc Düşüp Kalkmağa Dair Başlıca Kurallar)
1- Halk ile düşüp kalkmada onların adetlerine ve manısimlerine
uymalı ve dostlarla olduğu kadar düşmanlarla bile, zillete ve
korkuya düşmeden, isteyerek görüşüp konuşmalı.
2- Kendinden büyüklere saygı ve hizmet, kendinden küçüklere
şefkat ve nasihat ve kendi yandaşlarına da yumuşaklık ve uygunluk göster ki rahatta ve selamctte olasın; büyük mevkilere
ve mertebeıerc yükselcsin ve mutlu olasın.
3- Halk içine ve halk meclislerine girdiğinde fazla iltifattan kaçın
malısın ve onlar arasında pck az oturup hemen onlardan ayrılmalısın. Ve mecliste parmak kırmak, yüzükle oynamak, burun
karıştırmak, sinek koğmak, gerinmek ve ,esnemek, geğirmek
gibi şeyle~ yapmayasın.
ERZURUMLU İBRAHİM HAKKl 135
4- Sözlerin tertip li ve terbiyeli olsun.
5- Seninle konuşanlara, sözlerine muhabbet ve hayret göstermeksizin, cevap veresin.
6- Gülünç ve terbiyesizce sözler ve hareketler karşısında hiç ses
çıkarmayasın.
7- Kendini ve işlerini halka övmeyesin, fakat, hiç bir kimseye
boyun eğmeyesin ve ricada bulunmayasın ki bu pek ağır bir
cefadır.
8- HakimIerin sohbet arkadaşı ve ziHimlerin yardımcısı olma;
çürkü, bunlar en büyük beladır.
9- Büyükl~rle pek dü.şüp kalkma ki onlar ınsanı ateş gibi yakarlar.
10- Malını, ırzından üstün tutma.
ll- Seninle çatışanlara gazabla hareket etme: sağa sola bakma;
elinle de çok işaret etme.
12- Öfken geçmedikçe söz söyleme.
13- Servetini çoluk çocuğuna bile söyleme .. Zira, onlar onu az görürlerse, onların yanında kadr ü kıymetin sıfır olur. Ye eğer
çok görürlerse, onların gözünü bir türlü doyuramazsın.
14- Hizmetinde bulunanlarla gevezelik ve şaka yapma.
15- Halk ile alayetme. Zira, onlar sana pek vahşice karşı korlar.
16- Eğer bir kimEe seninle alayederse sen cevap vermeyip oradan
çekil git.
17- Bir kimse sana zulm ederse onu Allah'a havale ct ve yumuş<!k
konuş.
18- Allah'ın yaratıklarından hiç bir kimseye ve hiç bir şeye la'net
etme.
19- Kimse için yalan yere şahildet etme.
20- Kul ile Allah arasına girme.
21- Dedikodu yapma; ziril ki bil' kimsenin arkasından dedikodu
yapmak İslam içinde otuz kere zina etmeden daha şiddetli ve
haramdır.
22- Bir kimseye bir şey vaad etme. Halka ihsanın, vaad etmeksizin
vermekle olsun. Eğer vaad edersen vaad ettiğin şeyi derhal
yerine getir.
136 CAviT SUNAR
23- Sakın yalan söyleme; zira, yalan, kötülükIerin başıdır ve her
dinde haramdır ve yalancıyı da hiç kimse sevmez.
24- HaIk ile konuşurken sakın tartışma ve çatışma. Zira, bu işte
karşındakini eahil yerine koyma ve utandırma vardır; ve zeka
-göstererek kendini temi:r.e çıkarma ve yüceItme vardır. Halbuki Allah: "Kendini:r.i temize çıkarmayın" diyor.
25- Kendini övmekten sakın. Zira, kendini beğenenin kadri alçak
olur ve Allah k~tında da halk katında da onun mertebesi noksan olur.
26- Çok yemin etme.
27- Kimseyi yüzüne karşı övme.
28- Konuşurken sesini aIçaIt ve faydalı ve kısa ve gülerek söyIe.
Sözü uzatma ki dinleyeni bıktırmayasın.
29- Tabii şekIi dışında şiddetle esneyip aksırmak budalalık alametIeridir.
30- Çok alaylı konuşma ve kahka~a iIe güIme.
31- Daima, iki küskünü barıştırınağa çalış.
32- Kimsenin ayıbını araştırma ve bir ayıbı öğrendiğin zaman. da
onu ört.
33- Kimseye biIdiğİn ayıbı iIe saldırma. Çünkü, sonra, o ayıb gibi
bir ayıba tutulursun.
34- Herkese hayır satıp hayır bulasm ve zamaneden de razı olasm.
iX
(CahillerIc Düşüp Kalkmağa Dair Başlıca Kurallar)
1- Cahillerİn sözlerine zihin yorma.
2- Cahillerin boş sözlerine kulak asma.
3- Cahillerin kendi aralarında kullanıIan kötü sözleri duymamazlıktan gel. \
4- Cahillerle düşüp kalkmaktan kaçın ve meclislerinde çok kalma.
5- Cahillerden daima istiğna üzre ol ve hiç bir suretle onlara muhtaç olma.
6- Her nasılsa cahillere rastlayan bir kimse onlardan kurtuluncaya kadar susmalı ki vekarı ile selamete ersin:
ERZURU:vtLU IBRAHİM HAKKı
x
(Öğretmenin Öğrenciye Ders Vermesinde Başlıca Kurallar.)
1- Eziyete dayanmak.
2- Sükfi,t etmek.
3- Haıım ve 'selim olmak.
4- Vekar ilc oturmak.
;)- Alçak gönüllülük üzre olmak.
6- Boş sözler söylemernek ve gevezelik etmemek.
7- Öğrenciye yumuşak davranmak.
8- Aciz öğrenciye yavaş hareket etmek.
9- Bağırıp çağıran öğrenciyi tatlılıkla uslandırmuk.
10- Soruyu tekrar edeni haşlamamak.
11- Soru soramn sorusunu elden geldiğince cevaplandırmak.
12- Her soruyu düşünüp sonra cevaplandırmak.
13- Gösterilen delili kabul etmek.
14- Daima Hakka yönelmek ve ona boyun eğmek.
15- Öğrenciyi zararlı öğretilerden yasaklamak.
16- Faydalı ilmi, ancak, Allah için öğrenmek.
Me'zun olursun okut ulumi
N~şr eyle halka ncf-i umumi
Amil olurs~n kamilolursun
Hikmetleri hep !:'ende bulursun.
XI
137
(Öğrencinin Öğretmenden Ders Almasına
Dair Başlıca Kurallar)
1- Üstadma selam verip ayak üzre durmak.
2- Üstadının izni ile oturmak.
3- Namazda imiş gibi edeble oturmak.
4- Üstadı huzurunda az söz söylemek.
5- Üstadı sormadıkça söylememek.
6- Üstadından izin almadıkça soru sormamak.
7- Üstadına karşı: "filan senin dediğinin tersinidemiştir veya
demektedir" gibi sözlerle, ona karşı koymamak.
138 CAviT SUNAR
8- Her hangi bir meselenin doğrusunu üstadından daha iyi bildiğini sezclirmemek.
9- Üstad meclisinde yanındakinin kulağına gizlice söz söylememek.
10- Üstadının sıkıldığını anladığında sozü kesmek.
Il- Üstad bir yerden her geçtikçe ona ayağa kalkmak.
12- Üstad ayağa kalktığında artık soru sormayıp sadece, onunla birlikte. yürümek.
14- Başını önüne eğip etrafına iltifat eylememek.
15- Üstadın bütün çocuklarına ve akrabalarına saygı göstermek
ve ikramda bulunmak.
16- Üstadın inkar ettiği şeyde ona kötü zanda bulunmayıp o şeyin
sırrına ulaşmağa çalışmak ve o şeyin sırrını da en iyi üstadın
bildiğini kabul etmek. Eğer üstada kötü zan hasıl olursa o takdirde de Hz. Hızır ile Musa Aleyhisselamın hikayesini hatırlamak.
Kısaca, ulaşan, ancak, saygı ve sevgi ile ulaşır; ulaşamayip yarı yolda kalan da saygısızlık ve sevgisizlik yüzünden ulaşamayıp yarı yolda
kalmıştır.
Üstadına ta'zim et zira ki denilmiştir
Men aııemini harfen fakad sayyereni abden
XII
(AlimIerin Halk ile İlişkilerine Dair Başlıca Kuraııar)
Büyük Türk Din alimi İmam-ı A'zam Ebu Hanife, en üstün öğrencisi Hanefi Mezhebinin de ikinci İmamı Yusuf'a, halk arasında pek büyük bir saygı ve sevgiye mazhar olması dolayısiyle, şu nasihatta bulunmuştur:
1- Zamanın Valisini, ona göstereceğin itaatla, aziz kılasın.
2- E:.adı (Dini IHkim)ların yanına da onların şanına yakışan
saygı ile gir ve onların huzunında yalan söyleme.
3- Bunlar seni ilmi bir hacetleri için çağırmadıkça onları sık sık
ziyaret etme. Zira, aksi halde kendi kadrini onların yanında
alçaltmış olursun.
4- Kadılardan ateşten kaçar gibi kaç, fakat, onlardan elden geldiği kadar hak adına faydalanmağa bak.
ERZURUMLU İBRAHİM HAKKl 139
5- Kadıların huzurunda ilmi meselelelerden söz açma. Zira, onlar, senin fikirlerini alıp sonra k~ndi fikirleri imiş gibi etrafa
yayarlar ve ken"dilerini senden daha alim gösterip seni küçültrneğe çalışırlar.
6- Halka ve tüccara ve esnafa sorduklarından başka cevap verıne
ve hallerinden başka: "söz söyleme.
7- Halka gülme, hatta, tebessüm bile etme, ve çarşıya pazara sıkça gidip gelme.
8- Çocukları gördüğünde onlara tebessüm ile gönüııerini al ve
şefkatla öpüp başlarını sıvazIa.
9- Ahbab dükkanıarında, iş yerlerinde oturma.
10- İpekten ve ibrişimden çamaşır giyme ki nefs hazzına kapılıp
ahmaklık denizine batmayasın.
11- Kendi karın ile yatakta iken diğer kadınlardan söz açma ve
karını çokça eııeyip okşayıp kueaklama; aneak, ona lazım olan
sözleri tebessümle ve kısaca söyle. Ve kısa oynaşmadan sonra
da Besmele ile karına yanaş ta kim o senden çok yüz bulmasın
ve ahbaplarından söz etmesin.
12- Eğer mümkünse ailesi zengin ve akrabası çok olan kadın alma
ki onların dillerinde kalmayasın.
13- Sakın iç güve ği olup ta karının babası evinde oturma; hür iken
esir olup ta malını halka verme.
\
14- Sakın oğlu veya kızı olan dul kadın alma ki gülemezsin. Zira
ki sen o'kadının evladından daha kıymetli ve sevgili olamazsın.
Bundan ötürü o, bütün malını kendi çocukları için topladıktan
maada senin malından da çalar çırpar; bilemezsin.
15- Sakın bir kadından fazla'sına tama' etme. Ve eğer şaşırıp tama'
edersen, onları birbirlerinden uzak tut.
16- İyi ve sağlam bir kazanç yolu bulmadıkça evlenme. Her şeyden
önce ilim öğren; ondan sonra helal mal topla ve ancak ondan
sonra evlen ki vaktini boş geçirmiş olmayasnl.
17- Bütün halka hayırlı olasın ve onlara nasihat edesin. Halk senin .
bu halini beğenip seninle tanışıp görüşmek isterlerse onların
sohbetlerine gidesin v~ onların meclislerinde hem onları hem
kendiniyüksek tutara:k ilmi müzakerelerde huhınasın. Böyle
likle de onların kalbIerinde sevgi ile yer edip hepsini Aııah
yoluna yedesin.
140 CA VİT SUNAR
18- Sakın halka Dinin usullerini Kel:im İlmin'ce anlatmağa kalkışma ki taklit ile Kelam İlmi'ne de el atmağa kalkmasınlar Ye
hu ham ruhlar o büyük ilim denizine dalmasınlar.
19- Eğer U7.unyıllar kitapsl7. ve esvapsız kalsan da sakın ilimden
yüz çevirme.
20- Kendi öğrencilerine iltifdtın pek şefkatla olsun ki her bir öğrenci kendini senin oğlun ve kızın hilsin ve her geçen gün ilme
hevesIeri ve çalışmaları artsın.
21- Seninle çatışan halk ve sokak adamları ile 'konuşma ki hayvanlar gibi olan cahiller ile yüzün suyu dökülmesin.
. .
22- Her zaman doğruyu söylemekte kimseden korkma; karşındaki
Sultan olsa bile ondan ürkme.
23- Cahillerle veya alimlerle ilmİ konuşmalara ve tartışmalara girişme ve onlara delili açık olmayan şeyi söyleme.
24- Sakın imtihan ve münazara meclislerinde korku ile konuşma.
Zira, korku, düşünceyi bozar Ye dile de knouşmada zorluk ve
düşüklük verir.
25- Sakın çok gülme ki o, kalbi öldürüp halavetini giderir.
26- Hızlı yürüme; ancak, vekar ile ve yavaş yürü; ve bütün işlerinde acele etmeyip yavaşlık ve sükunet üzre ol.
27- Seni arkandan çağırana cevap verme. Zira ki ancak hayvanlar
arkalarından çağırılırlar. Sen bunu kendine layık görme.
28- Konuşurken yavaş sesle ve tane tane konuş. Kendin için de
sükut üzre olmağı ve pek az hareket etmeği adet et, ta ki senin
sabr ve sebatmı halkın hepsi bilsinler.
29- Kendin alış verişe çıkma; senin alış verişini bir adamın yapsın
ve senin adma halk ile olan işlerinı o görsün.
30-- Ne sağlına ne' de malına ve mülküne güven.
31- Genç oğlanlarla fazla düşüp kalkmayasın ki halkın dilinde kalmayasın.
32- Bir sözü bir kere söylemekle yetin.
33- Ölümü daima hatırlayıp Hak Taala'dan üstadlarm için mağfiret ve rahmet dile.
34- Hakimlerle komşuluk etme.
35- Yalancı ve pinti olma.
ERZURUMLU İBRAHIM HAKKl 141
36- Doğruyu eğriye katma.
37- Gerek Zenginliktc ve gerek fakirliktc beyaz elbise gıyın ve
Kalb zenginliği göster.
38- Fakir isen kimseye CI açma ve himmetini yükseltip alçakta
kalma, ta kim zayıf himmet ile hürmetsiz kalmayasın.
39- Yolda giderken sağına soluna değil, önüne bak.
40- Hamamda, herberde, kahve de bahşişi eksik etme.
4:1- İlim ehli katında haklr olan dünyayı alçak tut.
4.2- Sakın mecnunlarla miinakaşa etme ve ilim ehlinden delil ve
münazara bilmeyenlerle ve mevki kapmak için halk ile ilgili
meselelerle uğraşanlarla konuşma. Zira ki onlar seni çekemeyip
seni küçük düşürmeğe'çalışırlar ve senin doğru yolda olduğunu
bile bile sant\ karşı koyarlar.
43- Bir topluluk içine vardığında onlar seni yükseltmedikçe sen
yüksek yere oturma.
44- Güneş doğmadan önce ve öğle vakti hamama gitme.
45- Kızların ve oğlanlarm toplandıkları yerde durma ve böyle mee.
lislere girme.
46- Sakın ilim meclisinde gazab ve hiddet gösterme.
47- Kendi öğrencinin dersinde veya va'zında bulunup onu gücendirme.
48- Ana ve babam ve hocalarıIlI duadan unutma.
Maksi'ıdun eğer Din ise dünyadan geç
Allah'a yönel eümle-i eşyadan geç.
XIII
(Halk tıc tlişkilere Dair Ulu Kişi Sözleri)
1- Cömertlik, insanm süsüdür.
2- Bağışlamak, ihsanların en güzelidir.
3- Yumuşak davranmak ve bağışlamak alışkanlıktır; yumuşak
huyluluk ve cömertlik tabiatıır.
4- Alçak gönüllülük ilmin meyvasıdır.
5- Alçak gönüllülük şeref merdivenidir.
6- Yükseklik ile alçak gönüllülük kudretle bağışlama gibidir.
7- Alçak gönüllülüğün meyvası yükseklik, kanaatın meyvası da
şeref ve ululuktur.
142 CAviT SUNAR
8- İlim, yumuşak muamelenin yedieisi ve kerametin gerçekliğidir.
9- İlmin en üstünü yumuşaklik ve kaIb rahatlığıdır.
10- İlmin başı y~muşak tablat ile tatlı muameledir. ,Tatlı muamelenin başı da kızgmlığı zapt etmek ve tahammül etmektir.
11- Hikmetin başı halka hoş görünmektir ve akım başı da dostluk
kurmaktır.
12- İlmin süsü tatlı muamele ve rİzadır, ve tatlı muamelenin süsü
de ezaya tahammüldür.
13- Edeb gibi kazanç ve ilim gibi şeref olmaz.
14- Görmemczlİkten gelmek gibİ tatlı muamele ve bilmemezlikten
gelmek gİbi akılolmaz.
15- Soylu cömertlerin çoğu az şükr edici olur ve soysuz ve pintilerin çoğu da küfr ediei olur.
16- .Soylu ve cömrt olan yaptığı iyi işleri kendine yapılması zorunlu
bir borç görür. Fakat, soysuz ve pinti olan baba'sının, dedesinin
yaptığı İhsanları bile halkın elinden zorla alınacak halkm borcu
sayar.
17- Soylu ve cöınert olan vaadını ycrine getİrir ve vaadından döneni de bağışlar.
18- Soylu ve cömert odur ki ırzını malı ile konı.r ve sOYI:iUZve pinti
odur ki malını ırzı ile korur.
19- Soylu ve cömerde ihanet ettinse ondan kaçın! Fakat, soysuza,
pintiye ihsan ettiğin zaman ondan kaçın.
20- Soylu ve cömert olanın nzkı geniş ve kudreti büyük olur.
21- Sakın soylu ve cömrt olanın elini tutmayasm; o, ihsan ettiğinde sen onu önlemeyesin, ta kim imkanı ortadan kaldıneı
olmayasm.
22- Yalan, hakarettir.
23- Kurtuluş, sıdk iledir.
24- Mutluluk, yumuşak huy iIedir.
25- Böbürlenme yok olmanın temelidir.
26- Kanaat, esiri ulu kılar.
27- Pinıilİk fakiri alçaltır.
28- Akıllı kimseye karşı koymak, onu, en şiddetle terslemektir.
29- Ahmak'a sükı1t, en güzel cevaptır.
30- DİI, insamn mizanıdır ki cahil ile alimi birbirinden ayırd eder.
ERZURUMLU İBRAHİM HAKKı 143
31- Mü'min, insaf etmeyene insaf ile gider ve sabr, onun kalbine,
musibct kadar iner.
32- Mü'min, vakarh ve yumuşak olur ve kolaylaştırıcı, ve emniyete ve güvenmeğe şayan olur.
33- Mü'min, halkın eziyyetine tahammül eder, fakat, kendisi
kimseye eziyet etmez.
34- Mü'minin ricası Hak'tan olur. Masiva'dan rica eden eli boş
kalır.
35- Halkın elinde olandan el çekmek cömertliğin birisidir.
36- Dilenciyc dua etmek iki sadakanın birisidir.
37- Uygun zevce iki rahatın birisidir.
38- Hak'ka yaklaşma dilemek iledir, halka yaklaşmak ıse dilememek iledir.
39- Dostun, senin aynin olan bir insandır; şu kadar ki o, sen değilsin.
40- Akıl danışmak sana rahattır ve akıl verene rahmettir.
41- Tatlı muamele edenin tatlılığı öyle herkesi .sarar ki herkes
onun dostu ve yardımcısıdır.
42- Dostlar, başka başka cisimlerdir, fakat, tek bir Nefs'tir.
43- Yardım et ki yardım göresin.
44- Kötülük edene ihsan ('yle ki ona malik bulunasın.
45- Kime dilersen ihsan eylc de emiri ol!
46- Kimden dilersen istiğna eyle de nazıri ol!
47- Kime dilersen muhtacı ol da esiri ol!
48- Öyle elbise giyin ki onunla ne şöhret bulasın ne de hakır olasın.
49- Kendine razı olduğun sözü halka söyle ve kaadır olduğun derecede kusurları bağışla ve ayıpları ört.
50- Halkın hangi şekil sohbetinden haz duyarsan sen de onlarla
öylece sohbet et, ta ki onlar senden emniyyet bulup sen de
onlardan emin olasın.'
51- Özür dileyenin özrünü kabul et ve sana eefa edeni afv edip
müh1yim söyl!'.
52- Sen, senden büyüklere boyun eğ ki senden küçükler sana boyun eğsinler.
144 CAviT SU~AR
53- Öyle işten kaçın ki sahibini i'tibarsız bırakır ve ondan sorulduğunda işleyen utanıp onu inkar eder.
'54- Şaka ve alay ve malayani sözler afetler getirir ve pek arzu edilen ömür vakitlerini boşuna geçil'tir.
55- Dedikodudan ve kötülükten kaçın ki bunlar, sahibini halktan
ve Allah'tan uzaklaştırırlar.
56- Pintilikten kaçın ki pinti olan kimseden yakınları nefret eder,
yabancılar da ona düşman kesilir.
57- En faydalı hazıneler kalbIerin muhabbetidir ve tatlı muamele
ve alçak gönüllülük en çok istenilen ve sevilen şeylerdir.
58- Allah'ı bilen kişi Halk'tan afv dilcI' ve onların kötü hareketlerine göz yumup onları sayar.
59- Elbisenin en güzeli odur ki seni halk içinde en güzel ve latif
kılar ve halkın dilini senden uzaklaştırır.
60- Dilenci Allah'ın Resiilü'dur, ki ona kim bir şey verirse o, onu
gönderene vermiş olur; ve onu geri çeviren onu göndereni
geri çevirmiş olur.
61- Güzel ahlakın en güzeli budur ki senden rahmetini keseni sen
ziyareti görev bilesin, ve seni. yoksun bırakana sen veresin,
ve sana zulm edeni sen bağışlayasın.
62- Halkın sana ihtiyacı Hak'kın ni'metine ihtiyactır. Onu g:>n,.
met bilip üzülme ki o ni'met azab ve işkence olmasın.
63- Söz söylersen doğru söyle, malik olursun.
64- Yumuşak huy ile vaad edersen va'dmda sadık ol.
65- Gilrekli bir iyilik işlersen onu gizlc'.
66- Soysuzlarla bulunursan oruç tut.
67- Vaktini zevk ve eğlence ile geçirene tatlı muamele etmek onu
ma'mur etmek demektir.
67- Başkasında kötü bir huy gördünse sen de onun gibi bir huy
edinmekten sakın.
68- Cömertlikle, Efendilik; Şükr ile, Fazlalık; Uygun hareket ile,
Muhabbet; ve yumuşak huylulukla, insanlık elde edilir.
69- Selam vermek güzel haslaıtır ve ihsanın tamamı da başa kak.
mağı bırakmaktır.
ERZURUMLU İBRAHtM HAKKı 145
70- Tatlı sohbet mnhabbeti arttınr ve güzel huy her faziletin aslıdır.
71- Güzel huy, insana en yakın hayırdır.
72- Güzel huy, insanı mutluluğa götürür.
73- Güzel huy, insana yardımcı olan bir ni'meuir.
74- Halk ile öyle düşüp kalk ki eğer onlardan ayrılırsan seni özleyip arzulasınlar ve eğer ölürsen ağlaşıp hep seni söyleşsinler.
75- İnsan,_ yumuşak huyluiuğu ve cömertliği ile düşmanlarım
kendine muhabbet ettirir.
76- Tatlı muamelenin zekatı herkes~ tatlı diLdöküp tatlı yüz göstermektir. İlmin zekatı da zeki çocuklara ilim öğretmektir.
77- Kudretin süsü insaf etmektir; ni'metin süsü de ana/ve babayı
ve akrabayı ziyaret etmektir.
78- Cömertlik, muhabbete sebebtir, vefa da dostluğa sebebtir.
79- Anlaşmazlık ' ayrılığa sebebtir; ve israf ta fakirliğe sebebtir.
80- Sünnete en uygun hareket tatlı dil ve aşinalıktır.
81- Yumuşak huyluluk ve tatlı yüz gösterme düşmanlarının muhabbetlerinin anahtarıdır.
82- Gönlün huzuru ''le tatmin edilmiş olması en güzel süstür.
83- Güzel huy ile cömertlik zenginliğe ve bolluğa yol açar.
84- Safa' arkadaşlığı bolluğun süsüdür ve bela giderilmesine de
yardımcıdır.
85- Bol selam ve yumuşak kelam herkesin sevgisine yol açar.
86- Evliyanın adeti tatlı muamele ve cömertliktir ve yumuşak
huyluluk ve güler yüzlülüktür ve belada sabırlı ve şiddette
sevinçli ve düşkünlükte vekarlı olmaktır.
87- Malınla eömrt ve sırrın ile pillti ol ki mal dağıtan ulu ve el
açan ise alçaktır.
88- Dili tatlı olanın arkadaşı çok olur.
89- Seni öven belki sana kötülük eder. Sana ayıbını söyleyen ise
sana nasihat etmiş olur.
90- Sözü yumuşak olanın muhabbeti aramr.
91- Azmini ortaya çıkaranın fikri ve niyyeti örtülüdür.
146 CAvİT SUNAR
92- Kim Hak'tan başka şeyler dilerse o her şeyden yoksun olmağa
müstahaktır.
93- Kim ki halka eziyyet etmez kimse de ona düşmanlık etmez.
94- Kötü zandan korkan ölümünü ister.
95~ Sana iyi zanda buhi.nanın zannını tasdik edesin!
96- Övme ile ayıbını bırakmayan yerme ile bırakır. Zira ki aybı
dillere düşer ve halkın ağzına sakız olur.
97- Gazab ve hiddet eden ,halini yitirmiş olur.
98- Gazah ve hiddetine hakim olabilen tatlı muamele edendir.
99- Halk ile güler yüzle düşüp kalkan selamet bulur.
100- Şehvetine hakim olan Hakim'dir.
101- Huyu güzelolan tatlı söyle~; hem rahat bulur hem de rahat
ettirir.
102- Halk ile iyi geçinenlerin ayıpları örtülü kalır Ye halkın ayıplarını arayanın ayıpları da açıklanır.
103- Nasihat kabul' eden rezaletlerden selamet bulur.
104- Sana yönclene yardım et.
105- Alimi ul;"lamak Allah'ı yüeeltmektir.
106- Alime itaat Mevla'ya itaattır.
107- Halk için kuyu kazan. içine kendi düşer.
108- Halkın sırlarını açığa vurup söyleyenin sırlarını da Allah
açığa vurur. .
109- İşlerin gizliliklerini araştıran gönüllerin sevgisinden yoksun
kalır.
1l0- Halka bağışta bulunana Hak ta bağışta bulunur ve bütün işlerinin sonu hayr olur.
111- Kötü kişilere de bağışta bulunan kimseler her fazileti elde etmiş demektir.
112- Kendi üstünde olanlarla iyi geçinenler muradlarını alırlar.
113- Dostunun hatalarına tahammül etmeyen ölüm döşeğinde yalnız kalır.
114- Halka şükr etmeyen, Allah'a şükr etmemiş olur. Halktan ulanmayan Hak'tan utanmamış olur.
ERZURUMLU İBRAHİM HAKKı 147
115- Sana söz taşıyan, senden de başkasına söz taşır.
116- Sana başkasından şükr eden, senden dilenmiş olur.
117- Sefihleri kötÜlcyen nefsini kötülemiş olur.
118- Ana ve babasına itaat edene evladı da itaat eder.
119- Dostlann en sadıkı en büyük ni'mettendir.
120- Sözlerde doğruluk ve hallerde yumuşaklık ve haslatlarda güzellik ikbal alametlerindendir.
121- Taat gibi ululuk ve kanaat gibi hazine olmaz.
122- AJIah'a isyan üzre olan insana itaat olunmaz ve yalan söyleyen kimseden hayır gelmez.
123- Akıllı kimseye lazımdır ki, doktorların hastaya söylediği gibi,
eahile hitab etsin ve o hiddet ve şiddet ğösterdikçe bu, mülayim söylesin.
124- Halkın nefret ettiği işleri işleme ki senin hakkında iftiraya
başlamasınıar.
125- İyi insan ile kötü insanı eşit tutma!
126- İyi insanı duadan unutma ve övmekten de geri kalma!
127- Karına yük olma ve onun malından yüz çevir. Zira ki kadın,
durmadan başa kakan ve ihsanı inkar edendir.
128- İhsanı unutup noksaııı unutmayan, dost değil düşmandır.
129- Kadıw, onun güeünü aşan işlere sürme. Zira, o, güzel kokulu
bir çiçek gibidir, derhal ezilip büzülür.
130- Pinti ve yüreksizden akıl danışma.
131- Sakın meclislerde, onlar seni oturtmadıkça, geçip baş köşeye
oturma.
Varma ol sadre ki senden a'la
Seni aşağı sürer bi-perva
Budur erbab-ı kemale elyak
Kadri ali ola gönlü alçak.
XLV
(Kul'un M:evla'sı ile Huzuruna ve Dostluğuna
Dair Başlıca Kurallar)
Uyanıklık vakitlerinde olsun uyku vakitlerinde olsun, sulh ve sükun
zamanında olsun çatışma zamanında olsun, hayatın halinde olsun ölü-
148 CAviT SUNAR
mün halinde olsun senden bir an hile ayrılmayan, şüphe yok ki senin Ev
Sahibindir ki o da senin Efendin ve Dostundur ve Yaratıcmdır ve seni
Besleyip Doyurandır. Her ne vakit sen onu zikr ve fikr edersen o senin
hemen yanındadır, ve senin dostıın ve sevgilindir. Çünkü, Allah, Kur'.
anında: "Ben, beni zikr edenin hemen yanındayım" diye buyurmuştur.
Onun hakkındaki kusurundan ötürü her ne zaman sana hüzün gelip'
kalbin kırılsa, senin en yakın ve senden hiç ayrılınayan, dostun ve seygiJin yine odur. Nitekim, Allah, Kur'anında, yine: "Ene inddmünkesi.
retil kuli:i.bihim ..... " diye buyurmuştur.
Eğer sen Allah'ı onun ma'rifeti ile bilip kavramış olsan yalnız onu
dost edinir ve halkm sohbetini tamamiyle bırakır gidersin "e bütün
nefeslerinde ve lahzalarında kalb hallerini murakaha ile Allah'm her anda
senin iç yüzüne vakıf olduğunu, zahirini ve batınını gözettiğini ve kalbine gelen her şeyi bildiğini yakinen bilirsin. Allah 'm, senin halk içinde
çokluk ve halvette yalnızlık üzre bulunduğl.ın zamanlardaki tereddüt
ettiğin hallerinde senin ile hazır olduğunu ve diğer hareketlerine ve hareketsizliklerine ve her andaki durumuna nazır oldub'Unu müşahede edersin. Milk ve Melekut alemIeri içinde sükfınette olsun harekette olsun her
şeyi, o semaların ve yer yüzünün Kudret ve Azarnet sahibinin kuşatmış
olduğunu seyr edersin. Bundan ötürü de o zaman, zelil k'Jlun Mevlası
huzurund,a edebIenmesi gibi, Allah'ın huzurunda zahirinle ve batınınla
e'deplenmiş olursun ve Mevlanın seni yasakladığı şeylerde ve işlerde de.
ğil de emr ettiği şeylerde ve işlerde görmesine çalışır ve himmet gösterirSIn.
Şimdi, eğer sen bulunduğun bu ana kadar Allah ile bu huzura ve
bu dostluğa kaadir olmadınsa sakın bundan höyle Rabbın ile'tek ü tenha
kalaeağın ve münaeatİyle lezzet bulacağın gec,enin veya gündüzün bir
vaktini kaçırmış olmayasm. O vakitıe de sana evvela lazım olan şey,
Mevla ile olacak bu sohbetin ve dostluğun bellibaşlı kurallarmı bilmektir
ki onlar da onbeş kuraldır:
1- Başmı önüne eğip bakmak.
2- Aklını toplayıp Allah'tan gayri fikirleri bırakmak.
3- Susmak ve sükut etmek.
4- Bütün beden organları sükunet üzre olmak.
5- Sür'at ve gayretle İşe başlamağı emr etmek.
6- Kaçınmağı yasaklamak.
7- l'tiraz etmemek.
8- Zikre devam üz re olmak.
ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI 149
9- Allah'ı düşünrneğe devam etmek.
10- Allah'ı her şeye üstün tutmak ve Onu yüceltmek.
11- Halkın hepsinden yüz çevirip gitmek.
12- Heybet altında gönül alçaklığı ile hor ve hakir görUnmek.
13- Haya altında gönül alçaklığı ile kırgın görünmek.
14- İşi ve kazancı gaye edinmeyip Hak'kın kefaletine ve vekilIetine
güvenip dayanmak.
15- Allah'ın rızasına teslim olmak.
İşte, Im onbeş kuralı gece gündüz elden bırakma. Çünkü, hlt ku.rallar senden bir saniye bile ayrılmayan Sahibin ile olan sohbet ve .dostluk
kurallarıdır. Ama, halk, elbette senden bazı vakİtlerinde ayrılırlar ve
seni yalnız bırakıp kendi işlerine hakarlar.
xv
En nihayet Erzurumlu İhrahim Hakkı şöyle diyor:
Canan elinden gelmişim
OL mülke meylim salmışım
Dünyaya geldim gitrneğe
Aşk ile can seyr etmeğe
Devr ü zamandan doymuşnm
Darülemanı tutmuşum
Hep i'tibarım atmışım
Ben nefsi düşe satmışım
Aşkın şarabın içmişim
Ben varlığımdan geçmişim
Aşkı tabibim kılmışım
Ben lübb-i Hikmet bilmişim
Enfas-ı aşkı darikim
Genc-i nihanı malikim
Taht-ı tcvekkül bulmuşum
Mahflee Sultan olmuşum
Her ne gelirse yahşidir
Çün cümle onun işidir
Fani mr kanı neylerim
Ben bu cihanı neylerim.
İlm ile hilm'e yetmeğe
Ben iyn ü anı neylerim
Kevn ü fesadı koymuşum
Ben sien-i eanı neylerim.
Aşıklığa el katmıo;ım
Bu düşmenanı neylerim.
Dil gülşenine göçınüşüm
Nam u nişanı ne)ilerim.
Derdinde derman lmlmuşum
Yfinaniyanı neylerim.
Mal ü menali tarikim
Nakd-ı revanı 'oeylerim.
Milk-i kanaat alınışım
Cah-ı ayanı neylerim.
Zira o dostun bahşıdır
Ben bed gümanı neylerim.
150 CAvtT SUNAR
Ölmüş onunla kalmışım
Kendim bilip kam' almışım
Gerçi zaman devran ile
Gönlüm civandır can ile
Ten beslemekten .sapmışım
Hurşidim anda tapmışım
Yarı bana bes görmüşüm
Ünsiyle tenha durmuşum
Dilden dile bin tercüman
Çün can ü dildir hemzeban
Ayn-i hayata dalmışım
Vehm ü yalanı neylerim.
Pir. etti eismimi şan ile
Pir ü cİvanı neylerim.
Gönlüm sarayın yapmışım
Ben ahteranı neylerim.
İ'tiharı dilden sürmüş üm
Ben ins ü canı Deylerim.
Varken De ı;öylt:r bu Iiı;an
Nutk II beyanı neyleıim.

Prof. Dr. Cavit SUNAR
Terbiye: Hıl'at-ı Rabbıini.
Cavit SUNAR

25 Ara 2019 - 03:33 - Kültür & Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi