Erzurum Yöresi Ağızlarından Derleme Sözlüğü’ne Katkılar

Duygu Kamacı GencerEskisehir Osmangazi University Anadolu ağızları üzerine yapılan çalışmaların kökeni, 19. yüzyıl ortalarına kadar uzanmaktadır. Bu...

Büyütmek için resme tıklayın



Duygu Kamacı Gencer

Eskisehir Osmangazi University


Anadolu ağızları üzerine yapılan çalışmaların kökeni, 19. yüzyıl ortalarına kadar uzanmaktadır.
Bu dönemde, genellikle yabancı kökenli araştırmacılar söz konusu alanda çalışmalarını sürdür-
müşlerdir. Zeynep Korkmaz; Anadolu ağızları üzerine yapılan bu çalışmalardan 1940 yılına
kadar süregelen dönemi; ‘yabancı araştırıcılar dönemi’ (Bu dönem Zeynep Korkmaz için çeşitli
eksiklikleri olan bir dönemdir), 1940 yılından sonraki dönemi ise (daha verimli diye niteleye-
rek) ‘yerli araştırıcılar dönemi’ olarak adlandırma yoluna gitmiştir (Korkmaz, 1995, 232).
1928 ve 1932 yıllarında Türk dili adına yapılan yeniliklerin ardından, yine 1932 yılında
TDK’nin kurulması, ağız çalışmaları için dönüm noktası olmuştur. Türk Dil Kurumu’nun kurul-
masından sonra yapılan I. Türk Dili Kurultayı’nda alınan şu kararlar, ağız ve lehçeler üzerine
yapılacak çalışmaların önemini vurgulamıştır:
1. Yazılı belgeleri, halk arasında yaşayan dil unsurlarını araştırarak
derlemek, Büyük Türk Sözlüğü’nü yapmak; Türk lehçelerini içine alacak
bir Türk Sözlüğü meydana getirmek.
2. Türk lehçelerindeki kelimelerin derlenerek lehçeler lügati, terim lügati
ve Türk gramerinin hemen hazırlanması” (Korkmaz, 1995, 770).
Alınan kararlar doğrultusunda, derleme faaliyetlerinin artması ile beraber, ağız çalışma
alanları da farklı bir mecrada gelişme göstermiştir. Yurdun dört bir yanından derlenen, fişlenen
kelimelerle birlikte, önce altı ciltlik ‘Derleme Dergisi’ oluşturulmuş, ardından devam eden
çalışmalar sonucunda 11 ciltlik ‘Derleme Sözlüğü’ yayımlanmıştır. Anadolu ağızlarında kullanı-
lan sözcükleri içeren bu sözlük, Türk dili üzerine çalışma yapan araştırmacılar için bir referans
kaynak niteliğindedir. İzleyen seneler içinde, ağız alanında yapılan çalışmalar, üniversitelerin
sistematik araştırmaları neticesinde bilimsel nitelik kazanmıştır. Bu süreçte transkribe edilen
yöresel kelimeler, tam olarak sesin karşılığını verememe sorununu da ortadan kaldırmıştır.
Erzurum ili ağızları, tarih içinde aldığı göçler ve halkın etnik yapısının çeşitliliği bakımın-
dan farklı bir konumdadır. Öyle ki çok kısa mesafedeki yerleşim birimlerinde bile kullanılan
ifadelerde göze çarpan farklılıklar söz konusudur.
Bugüne kadar yapılan ağız sınıflandırmaları içinde, Erzurum ili ağızları ya müstakil bir
başlık altında ele alınmış ya da coğrafi yönlere göre yapılan tasniflerde genellikle ‘Doğu’ gru-
bunda yer almıştır. Caferoğlu, 1946 yılında yaptığı tasnifte Erzurum ili ağızlarını Trabzon ve
kısmen Rize ağızları bölgesi ile aynı grupta ele almıştır (Caferoğlu, 1946, 565). 1959’da yaptığı
tasnifte ise Anadolu ağızlarını altı başlığa ayırmış ve Doğu Anadolu ağızları maddesinde
Erzurum’dan bahsetmiştir (Caferoğlu, 1959, 239). Tahsin Banguoğlu, Türkçenin Grameri adlı
eserinde, Erzurum ili ağzını müstakil bir başlık olarak ele almıştır (Banguoğlu, 1990). Karahan
(1996) da yaptığı tasnifte; ilk olarak ‘Doğu Grubu Ağızları’ diye bir bölümleme yolu izlemiş ve
alt grup olarak Erzurum ili ağzı ile beraber; Ardahan, Kars, Artvin gibi illerin ağızlarını da bu
gruba dâhil etmiştir.
Diğer bölge ağızları üzerine yapılan çalışmalar olduğu gibi, Erzurum ili ağızları üzerine de
müstakil ve bilimsel araştırmalar bulunmaktadır. Erzurum ili ağzı üzerine yapılan bu
çalışmalardan ilki; 1904 yılında Necib Asım Yazıksız’ın ‘Balhassanoğlu’ takma adıyla yazdığı,
‘Keleti Szemle’ adlı derginin V. cildinde yayımlanan, “Dialaecte turc d’Erzerum” başlıklı
yazıdır (Balhassanoğlu, 1904, 126-130). Bahaddin Ögel’in Erzurum ili ağzıyla ilgili kimi
yazıları bulunmaktadır (Ögel, 1946a, 1946b, 1950). Zikredilmesi gereken araştırmalardan biri
de Ahmet Caferoğlu’na aittir. Caferoğlu, Türkiye’nin geniş bir alanını (Batı Anadolu’dan Doğu
Anadolu’ya, Kuzey ve Güney-Anadolu bölgeleri) kapsayan ve yıllar süren derleme çalışmaları
sonucu dokuz ciltlik bir eser oluşturmuştur. Erzurum ili ağzını da ‘Doğu İllerimiz Ağızlarından
Toplamalar’ kısmında ele almıştır (Caferoğlu, 1942). Sonraki yıllarda Atatürk Üniversitesi’nin
kurulması ile beraber, ağız çalışmaları hız kazanmış ve bilimsel niteliğe bürünmüştür. 1966
yılında Selahattin Olcay, sadece Erzurum il merkezinde yaşayan yerli halkın ağız özelliklerini

Erzurum Yöresi Ağızlarından Derleme Sözlüğü’ne Katkılar 159
ele alarak ‘Erzurum Ağzı’ adlı çalışmasını yayımlamıştır (Olcay, 1966). Bu alanda yapılan en
kapsamlı araştırma olarak nitelendirilebilecek çalışma, Efrasiyap Gemalmaz’a aittir. Efrasiyap
Gemalmaz, Erzurum ilinin tamamının ağız özelliklerini içine alan ‘Erzurum İli Ağızları’ adlı
doktora çalışmasını yapmıştır. Bu çalışmanın; 1975’te birinci, 1995’te de ikinci baskısı yapıl-
mıştır (Gemalmaz, 1978). Seyidoğlu’nun (1975) ‘Erzurum Halk Masalları Üzerine Araştırmalar’
adlı çalışması, doğrudan diyalekt araştırması olmasa da derlenen masallarda bulunan yerel
ifadeler, bize Erzurum ili ağzı özellikleri hakkında fikir vermektedir. Söz konusu araştırma ve
yazılar dışında, Erzurum ili ağzı üzerine kimi müstakil çalışmalar da bulunmaktadır (Fındıkoğlu,
1928; Önder ve Yalman, 1953; Kırzıoğlu, 1962; Şenol, 1964).
Derleme Sözlüğünde Bulunmayan Kelimeler
Erzurum iline bağlı Tafta ve Gökçeyamaç köylerinden yapılan derleme ve araştırmalar sonucu,
aşağıda listelenen kelimelerin Derleme Sözlüğü’nde yer almadığı tespit edilmiştir.


ada leyleg (S) : Uzun bacaklı kimse.
ağzını eymeg (D) : Taklit etmek.
ağzıni gözüni oynatmaħ (D) : Oyalamak.
andavalli (S) : Aptal, geri zekâlı.
anorda (İ)
:Orada.
baħāsan (İ) : Acaba.
bedıra (İ) : Su kovası.
beyozur etmaħ (D) : İllallah ettirmek, bıktırmak.
beş beş olmaħ (D) : Zevkten dört köşe olmak, sevinmek.
beşşik (İ) : Sığırların alınlarında bulunan beyazlık.
bıjġır- : Ekşimek.
bücelek (İ) : Büyük karasinek.
cılħ olmaħ (D) : Bozulmak, sulanmak.
cınġır göz (S) : Mavi göz.
cırcıvıħ sırsıvıħ olmaħ (D) : Bozulmak, özelliğini kaybetmek.
cibo (S) : Küçük, sevimli.
cilek soğan (İ) : Taze soğana verilen ad.
cul (SYK) : Küçük abdest.
çarşāğası (İ) : Zabıta.
çat- : Sataşmak.
çıltik (S) : Çok gezen hafif kadın.
çini göz (S) : Mavi göz.
dana doluħ (İK) : Çoluk çocuk.
dandik (S) : Eğreti.
danfo (S) : Aptal.
daspār (İ) : Tandır üstüne örtülen örtü.
dasso (S) : Yaşlı kabadayı.
dek (İ) : Bahane.
deli tavuħ gibi dolanmaħ (D) : Şaşkın ve telaşlı bir halde dönüp durmak.
denlen- : Ufaktan atıştırmak.
dırçikle- : Birden harekete geçmek.

dildibegi (S) : Çok konuşan, çokbilmiş. 

ecik cücük (İK) : Büyüklü küçüklü tüm aile.
elem eşgere (K.İ) : Her şey ortada.
eli pancar doğramaħ (D) : Her zaman kolaylıkla yaptığı işi o an yapamamak.
emlini almaħ (D) : Bir işin kolayını almak.
endeze (S) : Ağır iş gören.
eşhet (S) : Çok yaramaz çocuk.
eşo (S) : Perişan erkek.
evden uşaħlar (K.İ) : Erkekler arasında eşten bahsederken kullanılan ifade.
eyroz (S) : Eğri bacaklı kimse.
fesrengi (S) : Bordo rengi.
fıħırım (S) : Çok sıcak, kaynar su.
fısirik (S) : Yazın yağan dolu.
fıstikle-
: Sinirlenince birden harekete geçmek.
filtikoz (S) : Sosyeteye özenmiş, yapmacık davranan.
gaķgulāħ (S) : Küçük, dik kulaklı insanlara verilen ad.
ġara mekir (S) : Çok esmer.
gece meħeli (İ) : Gece vakti.
geven baş (S) : Saçları dağınık, birbirine dolaşmış halde olan kimse.
ġıdır ġıdır olmaħ (D) : İçten içe kendini yemek.
ġıdime (SYK) : Çocuk dilinde koyun-kuzu.
ġıjjik (İ) : Kaygan zemin.
ġıjjik çalmaħ (D) : Kaymak.
ġıkġıla- : Kıkır kıkır gülmek.
ġıliķo (İ) : Bulgurdan yapılan bir yemek.
ġımıl (S)
: Bir iş üzerinde çalışana engel olan kişi.
ġıncımış (S) : Birbirine girmiş saç.
ġıncıt- : Saç, ip gibi şeyleri birbirine geçirmek, dolaştırmak.
ġındillik (S) : Çocukların çevirdiği çember.
ġınġa (İ) : Takla.
ġınġa dönmaħ (D) : Takla atmak.
ġırbaş (S) : Az saçlı.
ġoġor (İ) : Kir.
ġort (İ) : Küçük tepecik.
ġoruħçi (İ) : Kır bekçisi.
ġöresiye (K.İ ) : Dediklerine göre.
ġuşeymegi (İ) : Kuşekmeği, ebegümeci olarak bilinen bitki.
ġuzul- : Çömelmek, sinmek.
gümrāh (S) : Gelişmiş, besili.
ħefi bas- (D) : İçi korkuyla kaplanmak.
ħefi (İ) : Korku.
ħeflen- : Kuşku duymak.

Erzurum Yöresi Ağızlarından Derleme Sözlüğü’ne Katkılar 161
hekat uşaği (K.İ) : Büyüme hızı birden artan bebekler için kullanılır.
ħemeccik (İ) : Oyuncak bebek.
herşi perş olmaħ (D) : Alt üst olmak, yorulmak, bitkin düşmek.
ĥers (İ) : Sinir.
herze (K.İ) : ‘Naneyi yedin!’ anlamında kullanılan ifade.
hesso (D) : Kendine güvenen, kabadayı.
ħınc-ı ħamur etmek (D) : Ezmek, şeklinden çıkarmak.
ħırambakeşen etmek (D) : Sürüklemek.
ħızzek (İ) : Kızak.
ħolla- : Atmak, fırlatmak.
ħores (İ) : Kavrulmuş un.
ıssi (S) : Sıcak.
ķınimıni (K.İ) : Başkasına belli etmeden iki kişinin kendi arasında anlaşması.
ķıpik (S-İ) : Çok az miktar.
ķırman dönmaħ (D) : Tedirgin ya da çaresiz halde dönüp durmak.
ķıstik (İ) : İzmarit.
ķızzırik kesilmek (D) : Soğuktan kıpkırmızı kesilmek.
ķop et- : Gizlice birikim yapmak, para biriktirmek.
ķor ibik (S) : Göz önünde olan bir şeyi görmeyen için kullanılır.
ķotto (S) : Kısa ve şişman kimse.
ķottoç (S) : Kök, uç.
köstek (İ) : Gümüş zincir.
künk (İ) : Pişmiş topraktan yapılmış su borusu.
lalanga (İ) : Yağda kızarmış hamurdan yapılan tatlı.
lebbiz (S) : Dümdüz, yassı.
lelevüt (S) : Bitkin.
mablāħ (İ) : Çay kaşığı.
malameyt (S) : Yorgun.
mantıs (İ) : Mangal türü bir ocak.
mezmendek (İ) : Perişan.
mınıħ (S) : Ufak, sevimli.
mıllıħçi (S) : Kendi menfaati için birinin gözüne girmeye çalışan kişi.
mıllik (İ) : Lades, bahis.
moso (S) : Asık yüz.
mososunu asmaħ (D) : Yüzünü asmak.
mülevez (S) : Perişan.
nāara (İ) : Sarhoş bağırması.
naħırkeş (İ) : Sığırların dağılma ve toplanma yeri.
nemķor (S) : Nankör.
nişadır sürülmüş gibi ġaçmaħ (D) : Acıyla ve korkuyla kaçan kişi için kullanılır.
oğul uşaħ (İK) : Ailece, hep beraber.
öli yiyen (S) : Başkalarının sırtından geçinen kişi.

16 Şubat 2020 - Kültür & Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi