Oruç ve İhsan

Lütfuna mazhar olmak.

Bir berat defteri açılır, bir berat defteri kapanır.

Ramazan öncesi, oruç baharına ermeden gündönümüdür. Kimse bilmez kayıtta olduğunu ya da olmadığını.

Tecelli temenniyle, teberruyla değil, hükmü ilahi iledir.

Bir yılın kayıtları sona ermiştir.

Bir sonraki yıl için kayıtlar alınır, ana defterden düşülür.

Bilinmezin mukadder haline, muhkem bir teslimiyettir.

Oruç öncesi bir dönüm noktası olmakla beraber, bir af kapısı aralama, insanın kendine dair muhasebesini yapma, ölü ve diri herkesle yüzleşme ve helalleşme imkânı bulduğu zamandır. Oruçla terbiyeye mazhar olacak nefse bir ön hazırlıktır.

Oruç bir ihsandır.

Ramazan öncesi berat da bir ihsan, bir lütuftur.

Ön hazırlılıkların yapıldığı süreçte, iftar ve sahur bereketine ulaşma yolunda bir konaklama, bir seher aydınlığıdır.

Kayıtlar düşmüş, yeni kayıtlar alınmıştır.

Tevbe kapısında aşk dirilmiş, günahlar terk-i liman etmeye başlamıştır. İnsan kendi benliğinden, kendi özsuyundan manifestolara muhatap olmuş, bağışlanmanın, affa mazhar olmanın ve oruca yürürken silkinmenin hazzını ve ruhaniyetini yaşamıştır.

Gece yürüyüşü.

Oruç öncesi berat, hicrette Medine öncesi Kuba’dır..

İstikamet niyetle kaimdir.

Kayıtlarda var ya da yok.

Ballar balını buldum diyen Yunus gibi.

Lütfuna mazhar olmak.

Oruçla bezenmek, büyümek, riayet ve riyazet gömleğini giymek, sükûta çağıran her hamlesine iştirak etmek.

Oruç, Berat sonrası gelecek, evlerimizde misafir olacak, mekân ve zaman şenlenecek, kalplerimizde inşirah ve inkılâp olacaktır.

Öncesi rahmet.

Işık olmayan mekânlara nur.

Hakikate yüz çevirmiş gönüllere umut.

Darda kalmışlar için Hızır’dır.

İçinde bocaladığımız günah mahzeninden tutup çıkarır bizi oruç. Sükûtun en mahrem noktasında, kendi iç âlemimizi terbiyeye, dış âlemle olan münasebetlerimizde daha yumuşak, cömert ve hassas olmaya çağırır.

Oruç’un çağrısı söylem değil eylemdir.

Ortası mağfiret.

Oruç kaftanını giymiş, nur ikliminde seyirde olanlar için aralanmıştır kapılar. İçinde Kadir gecesini barındıran, mükâfatı emreden tarafından verilecek olan oruçla mağfiret kapısı aralanır müminlere.

İkramı bol, ihsanı bol bir aydır Ramazan.

Arıtmak.

Son eylemidir orucun.

Arınır mümin günahlardan.

Berat, rızık ve ecel.

Lütfuna mazhar olmak.

Oruçlu olmak, oruçla olmaktır.

 

 

 Oruç... Susun 

Bir mahya.

İçimizde susmanın volkanları, lavları. İçimizde kendi inkılâbını bekleyen konuşmanın istirahatı. İçimizde bir ayıklanmanın, bir süzgeçten geçmenin, bir silkelenmenin beraatı.

İçimizde ay vakti nöbetinin aşk ve heyecanı. İçimizde ben tezgâhını kapamanın ve biz kervanına yol vermenin imkân ve fırsatı. İçimizde, hep ol, zaman ve mekânın renk cümbüşüne bakmaksızın ol, kılı kırk yararak ve iftar ve sahur vakti sunulandan alarak ol nidâsı.

Ve içimizde güneşi yakmayan bir aşk sedası.

Bir mahya.

Sahurla gelene bakmak gerek. Sahurla bereketlenene ve uykusuz zaman diliminde susarak kademelenene. Gecenin ayazından kurtulan ruhun kendi ikliminde ne kadar özgür olduğunu anlamak gerek. Uyku talanından kısa süreli de olsa kurtulan ve her daim olması gereken hali yaşayan bedenin halet-i ruhiyesini iyi okumak gerek. O serinliğin, o her insana nasip olmayan diriliğin merdivenlerinden nasıl çıkıldığını iyi müşahede etmek. Mevsiminde yağan yağmur misali sahurla filizleneni büyütmek gerek. Kör noktalarına takılıp kalan insanın, görmediklerini görme imkânı bulacağından emin olması ve gecenin üstüne basarak kendi menzilinde yol alması gerek.

Sahur karanlığı yakan köz.

Sahur bekleyiş değil özleyiş.

Sahur gecenin en fazla ışık aldığı, uykusuzluğun kemale kapı araladığı zaman…

Orada, bu limana demir atmak gerek.

Arifler, Salihler gibi... Kalmak işte.

Bir mahya.

Sahur mümin için onbir ayın sultanıyla bağışlanmış iç zemin yoklamasının başlangıcı olduğu gibi, iftar da sonu değil bu muhasebenin. Susuşun, gün boyu bekleyiş ve nefis muhasebesinin sayılı günlerle sınırlandırılması yerine, tezkiyenin yılı donatacak faaliyetlere kapı aralaması. Dünyanın neresinde olursa olsun aç ve yoksulun, zulme uğramışlığın, hesabı sorulacağın hatırlanması, kendi kırılma noktalarını tamir ederek, yoksulun, fakirin, akrabanın duasını katarak yol alması.

Bu yolun müdavimi olmak gerek.

Ve susmak.

Bir mahya.

Ramazan ve oruçla bağışlananı devre dışı bırakacak hal ve hareketlerden uzak kalmak, bir yenilenişle iftar ve sahur bereketini geleceğimize katarak içimizde bir mahya, dışımızda bir mahyaya odaklanmak.

Konuşmak ve olmak için susmak.

Oruçlu susuş.

Oruca susuş.

“Ben oruçluyum” diyen susuş. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şeref Akbaba - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi