TÜRK YARGISINI GÖREVE DAVET EDİYORUZ!..

Ankara ve İzmir Baroları haddini aşmıştır ve suç işlemektedirler. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kanuni görevi dinin temel emirlerinin halka iletilmesidir. Zinanın ve eşcinselliğin hukuken suç sayılmaması ayrı bir konu ve garabettir.
Diyanet İşleri Başkan ve kurum mensuplarının görevi, Kur’an’daki hükümleri, Kur’an’i bir metodoloji çerçevesinde inanan ve inanmayanlara, yani tüm insanlığa duyurmaktır. Aksi düşünce İslamın son din ve Kur’an’ın da evrensel mesaj olması gerçeğine aykırı düşer.
Bu bir İrşad faaliyetidir. Kamu görevini yapan bir başkan, halkının tamamına yakını Müslüman olan bir ülkede kutsal kitaplarında yazanı, ( onlarca ayet ve bir peygamberin kavminin tümden helakını anlatan hadiseyi görmezden gelmesi mümkün mü?!.) yaşanan felaketleri de föz önünde bulundurarak anlatmasından daha tabii ne olabilir.
Başkan Kur’anı Kerim de var olan hükümleri ifade etmiştir. Bütün ilahi dinlerde ve evrensel ahlaki ilkeler arasında geçen ve halkın örfünde ve vicdanında bu şekilde yer etmiş bir hususu, kendileri de sözümona hukukçu olan bu kurumların alanlarına girmeyen ve asla hadleri de olmayan bir konuda ( dinin evrensel hükümleri) tamaen ayrıştırıcı, bu milletin ve iki milyarlık İslam dünyasının ortak paydası, bu ülkenin dini hizmetlerde görev yapan kadrolarının başındaki şahsı, Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Ali Erbaş’ı kendi ve taraftarlarının kin, öfke ve nefretlerinin odağına koymaları asıl bölücülük ve nefret suçunu işlemek, toplum içerisindeki belli bir gurubu tüm bu değerlerin mensuplarıyla karşı karşıya getirmektir.
Kendilerinin hizmet alanlarına asla girmediği halde, bu konuyu diline dolayan Barolar, kanunen görevi dini irşad faaliyetini; "nefretle aşağılama" ve "kitlelere hedef gösterme", "kin ve düşmanlığa tahrik" "kan kokan cüret" şeklindeki ifadelerle tamamen tahrif etmekte ve hatta "sesi çağlar ötesinden gelen" tabiriyle;
hem Kur'an'a hem de Peygamberimize dil uzatarak suç işlemektedir. Bununla da yetinmemekte İslam dünyasında hiç olmayan ,
“cadı diye kadın yakma" hadisesini İslam'a yamamaya çalışmaktadır.
Değer tanımayan ve ironik bir şekilde engizisyon tarzı tahriki esas kendisi yapan Ankara ve İzmir Barosu İHD ve diğer şerikleri, utanç verici bir açıklama yapmış ve toplum vicdanını yaralamıştır.
Bu açıklama, bir kişiyi hedef almış gözükse de, aslında devletin bir kurumunu ve Türk Millet'inin temel değerlerini hedef almıştır ve üzerine vazife olmayan , işlere karışan baroları Nefretle kınıyoruz.
Başta İHD olmak üzere adı geçen barolar ve bu konuda dini hükümleri tağyir, tahkir, tezyif ve müslümanları aşağılama, ötekileştirme konusu yaparak, çok arkalarda kalan gercilikle suçlama, çağlarötesi diye 83- milyonluk hemen tamamı müslüman halkın yaşadığı ülkenin en mukaddes ve vaz geçilmez kitabı olan Hz. KUR’AN’a doğrudan hakaret eden şahıs, kurum ve kuruluşlar hakkında;
TÜRK MİLLETİ ADINA HUKUKİ KARAR VERME YETKİSİNE SAHİP OLAN,
BAŞTA ADALET BAKANI OLMAK ÜZERE TÜM HAKİM VE SAVCILARA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUYOR VE ALENEN GÖREVE DAVET EDİYORUM.
SAYGILARIMLA...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Musa Uzunkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi